Adriyatik’ten Çin Seddi’ne Yolsuzluk Dünyası

cin-seddi
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someonePrint this page

Sovyetler Birliği 1991 yılında dağıldığında Ankara’nın bölgeye yönelik hedefleri bir cümle ile özetlenmişti. Merhum Süleyman Demirel’in “Adriyatik’ten Çin Seddi’ne Türk Dünyası” sözü Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından da benimsenmişti. Aradan 25 yıl geçti. Bölge ülkeleri pek çok iç ve dış sorunla uğraşmak zorunda kaldılar. Bunlardan biri de siyasete ve bürokrasiye nüfuz etmiş rüşvet ve yolsuzluk sorunuydu. Bölge ülkelerinde yatırım yapmak isteyen, mal ve hizmet satmak isteyen şirketler siyasi ve bürokratik kilidi rüşvetle açabiliyordu. Maalesef bu coğrafyada pek çok ülke yönetimi yolsuzluk ile anılmaktaydı.

Batılı ülkeler, Orta Asya Cumhuriyetleri’nin gelişmesi, kamu ve sivil sektörünün güçlenmesi, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün sağlanması için çeşitli araçlar kullanıyorlar. Bunlardan biri de ekonomik yardım. Örneğin ABD, çeşitli programlarla bölgeye yüzlerce milyon dolar yardım yapıyor. Peki Amerikalı yetkililer, vergi mükellefinin cebinden karşıladıkları mali yardımların yolsuzluğa kurban gitmesini nasıl önlüyor?

ABD’nin Avrupa ve Orta Asya ülkelerine mali yardımının başında bulunmuş bir yetkili konuyu şöyle açıkladı. “Birleşik Devletler mali yardımları doğrudan ilgili ülkelerin yöneticilerine vermiyor. Paralar çeşitli programlar ve projeler kapsamında, Amerikan kuruluşları eliyle, mahallinde dikkatli bir şekilde sarf ediliyor. Böylece paranın doğrudan rüşvet ve yolsuzluğa eğilimli siyasilerin ve bürokratların eline geçmesi önleniyor.

ABD, iki kez doğrudan nakdi yardım yapmış. Birincisi bağımsızlık sonrası Kosova’ya, ikincisi ise Ağustos 2008’de Rusya’nın askeri harekatına maruz kalan Gürcistan’a…Tiflis yönetimi, Ağustos’ta yaşadığı savaşın ardından kış aylarında yakıt ve ısınma ihtiyacını söz konusu yardımla karşılamış.

ABD’nin bu yaklaşımını Avrupa Birliği de benimsemiş görünüyor. AB ve Türkiye arasında sığınmacılarla ilgili yapılan anlaşma sonrasında Brüksel ve Ankara’dan farklı sesler geliyor. Brüksel, Avrupalı vergi mükellefinin parasını sarf ederken tıpkı Amerikalılar gibi kılı kırk yarıyor. Kararlaştırılan üç milyar Euro’yu parça parça projelere vereceğini söylüyor. Ankara ise sürekli Suriyeli sığınmacılar için harcadığı parayı arttırarak ödemenin nakden kendilerine yapılmasını istiyor.

Görülen o ki Demirel’in “Adriyatik’ten Çin Seddi’ne Türk Dünyası” hayalinin gerçekleşmesi için daha uzun süre gerekecek. Bu coğrafyadaki siyasiler ve kamu görevlilerinin üzerine yapıştırılan rüşvet ve yolsuzluk lekesi ise kolay kolay silinmeyecek…

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someonePrint this page

Yazar Hakkında

Dr. Erhan Canikoğlu
MGK'nın Dış Politika'daki Rolü teziyle yüksek lisans, Rusya'nın Yakın Çevre Politikası teziyle doktora derecesi aldı. Rusya, Yunanistan ve Irak'ta dış görevlerde bulundu. İstihbarat ve İstihbarata Karşı Koyma konularında uzman ve yönetici olarak çalıştı.

İlk yorumu siz yapın "Adriyatik’ten Çin Seddi’ne Yolsuzluk Dünyası"

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.


*