Türkiye’nin Rusya Politikası Makul ve Mantıklı Olmalı

c25b4c538a78c17c87b627bd59b2c171_k
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someonePrint this page

Türkiye Cumhuriyeti Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde 24 Kasım günü “24 Kasım 2015 tarihinde saat 09.20 civarında Hatay Yayladağı bölgesinde Türk Hava Sahasını ihlal eden milliyeti bilinmeyen bir uçak defalarca (beş dakika içerisinde 10 kez) ikaz edilmesine rağmen Türk Hava Sahasını ihlal etmiştir. Söz konusu uçağa angajman kuralları çerçevesinde 24 Kasım 2015 saat 09:24’te bölgede hava devriye görevinde bulunan iki adet F-16 uçağımız tarafından müdahalede bulunulmuştur…”[1] duyurusu yayınlandı. Daha sonra Türkiye tarafından düşürülen uçağın, Rusya’nın Suriye’de Esat rejim muhalifi dinci terör unsurlarına yönelik harekata katılan Rus Hava Kuvvetleri’ne ait SU24 tipi savaş uçağı olduğu anlaşıldı.Türk TV kanallarında ise Bayırbucak Türkmenleri olduğunu iddia edilen militanların düşen uçaktan paraşütle atlayan iki pilota dini sloganlar eşliğinde ateş ettikleri görüntülerine yer verildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 Kasım Öğretmenler günü sebebiyle verdiği resepsiyonda; “Bayırbucak Türkmenlerinin olduğu bölge DAİŞ terör örgütünün olduğu bölge değildir, kimse kimseyi kandırmasın.Orada sadece Bayırbucak Türkmenleri vardır, soydaşlarımız vardır, akrabalarımız vardır…” dedi. Erdoğan, “DAİŞ terör örgütünü vuruyoruz” diyenlerin o bölgede Bayırbucak Türkmenlerini vurduğunu belirterek, “Bayırbucak Türkmenleri ülkemizde olan yakın akrabalık ilişkileri sebebiyle tıpkı Halep’teki, Humus’taki, Şam’daki, Golan’daki Türkmenler gibi bizim için ayrı bir öneme sahiptir. Esed rejimi ve onu destekleyen ülkelerin Bayırbucak Türkmenlerini hedef alan saldırılarının gerisindeki amacını gayet iyi biliyoruz. DAİŞ’in hemen hiçbir varlığının olmadığı bu bölgedeki saldırılar doğrudan Esed rejimini ayakta tutma amacına yöneliktir. Türkiye, Cerablus’tan başlayıp Akdeniz’e kadar uzanan hattı tüm terör örgütlerinden arındırmak kararındadır. Türkiye olarak bu bölgede yaşayan kardeşlerimize eskiden beri her türlü desteği veriyoruz, vereceğiz.” diyerek Türkiye’nin harekat tarzını açıklamıştır.[2] Dolayısıyla Rus uçağının düşürülmesinin angajman kurallarının ihlali ve ulusal güvenlik tehdidi oluşturması kadar bölgedeki Esat muhaliflerinin bombalanmasıyla ilişkilendirilmiş oldu.

Türkiye, angajman kurallarını son olarak 22 Haziran 2012’de, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait RF-4E Phantom keşif uçağının Suriye tarafından ihtarsız olarak düşürülmesinin ardından değiştirmişti.[3] Türkiye angajman kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle 23 Mart 2014’de Suriye’ye ait bir savaş uçağını, 16 Mayıs 2015’de ise bir Suriye askeri helikopterini düşürmüştü. Suriye makamları rejim karşıtı militanların Türkiye sınırında konuşlandıklarını, uçakların söz konusu gruplara yönelik harekatları sırasında sınırın coğrafi özellikleri sebebiyle bazı bölgelerinde istemeden sınır ihlali yaptıklarını teyit etmişlerdi.

Rusya’nın Şam rejimini devirmeye çalışan aralarında IŞİD, Nusra, ÖSO ve muhtelif dinci terör unsurlarına yönelik başlattığı hava harekatı kısa sürede Şam yönetimin stratejik bölgeleri ele geçirmesini sağlamıştı. ABD liderliğindeki uluslararası koalisyonun Ağustos 2014’den itibaren Suriye’deki dinci terör unsurlarına karşı 6000’in üzerinde sorti gerçekleştirdiği yönündeki açıklamalara rağmen, söz konusu harekat IŞİD ve diğer muhalif kesimlerin Suriye’deki ilerlemesini önleyememişti. Rusya, İran ve diğer bazı ülkeler koalisyon güçlerinin hava saldırılarının aslında Esat rejimini hareketsiz kılmaya dönük olduğunu savunmuşlardı.

Rusya’nın Eylül sonunda Suriye’de Esat karşıtı unsurlara yönelik hava harekatına başlamasının ardından bölgede dengeler değişmeye başladı. ABD önderliğindeki koalisyonun bir yılı aşkın süredir el atmadığı hedefler etkisiz hale getirilmişti. Rus Hava Kuvvetleri, uydulardan ve Esat rejiminin karadan sağladığı istihbari bilgiler sayesinde IŞİD ve dinci unsurların kamplarını, eğitim merkezlerini, silah ve mühimmat depolarını ve hepsinden önemlisi savaşın finansmanı için petrol satışında kullandığı tankerleri imha etmişti.[4] İşte konunun en can alıcı noktası buraydı. Rusya, IŞİD’in Suriye petrolünü tankerlerle Türkiye’ye sattığını iddia ediyordu. Moskova, Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesinin asıl sebebinin angajman kurallarının ihlali ya da Bayırbucak Türkmenleri’nin can güvenliğinden ziyade, IŞİD’in finans kaynağının ortadan kaldırılmasına karşı bir tepki olarak nitelendirdi.

Rus harekatı Esat rejimine cephede güç kazandırmış, bu sayede stratejik yolların denetimi ve muhalefetin denetimindeki bölgeler el değiştirmişti. Rusya’nın IŞİD ve diğer terör unsurlarına yönelik hava harekatı sırasında, 5 Ekim 2015 tarihinde Türkiye sınırlarını ihlal ettiği, Türkiye’nin geçmişteki angajman kuralına karşı Rus makamlarını sözlü olarak uyarmakla yetindiği ortaya çıkmıştı.[5] Türkiye, bu ihlalde Suriye uçağına ya da helikopterine yaptığı gibi Rus uçağını düşürmemiş, buna karşın Rus makamlarını çeşitli düzeylerde uyarmakla yetinmişti. O dönem seçim hükümetinin angajman kuralının ihlaline karşı neden tepkisiz kaldığı sorgulanmıştı.

Türkiye’nin 24 Kasım Salı günü Suriye sınırında Rus savaş uçağını düşürmesi Kremlin tarafından son derece sert tepkiyle karşılandı. Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rus savaş uçağının Suriye hava sahasında vurulduğunu ve sınırın altı kilometre içerisine düştüğünü, uçağın vurulduğu sırada Lazkiye’nin kuzeyindeki dağlık bölgede çoğu Rus vatandaşı olan militanlara yönelik operasyon gerçekleştirdiğini, söyledi.[6] Putin, Türkiye’nin, ABD ile bölgede bu tür olayların önlenmesi konusunda anlaşma imzalamalarına karşın Rus uçağını vurduğunu sözlerine ekledi.[7] Putin iddialarında daha ileri giderek Türkiye’nin teröristlerle işbirliği yaptığını, uçağın düşürülmesinin sırtlarından hançerlenmek olarak kabul ettiklerini, savundu.[8] Nitekim Rusya Türkiye ile askeri işbirliğini askıya aldı ve bu ülkeden yaptığı beyaz et ithalatına 1 Aralık’tan itibaren yasak getirdi. Rusya Dışişleri Bakanlığı vatandaşlarını Türkiye’ye seyahat etmemeleri konusunda uyardı. Rus liderliği Akdeniz’e 400 kilometre hava savunma menziline sahip S-300 füzeleriyle donatılmış “Moskova” kruvazörünü göndereceğini, Suriye’deki üste S400 hava savunma füzeleri konuşlandıracağını, Rus bombardıman uçlarının operasyonlarına avcı uçaklarının da eşlik edeceğini, Rus uçaklarına tehdit oluşturan uçakların uyarılmaksızın düşürüleceğini açıkladı.

Rusya ve Türkiye arasındaki enerji, doğalgaz, tarım ve diğer alanlardaki ticaret hacmi son derece yüksek olup, Rusya Türkiye’nin en büyük enerji tedarikçisi durumundadır. Rus liderliğinin Rusya-Türkiye ilişkilerine bakarken Türk halkı ile iktidar partisi arasında ayrım yaptığı göze çarpmıştır. Nitekim Rusya Devlet Başkanı Putin, “mevcut yönetim Türkiye’yi İslamlaştırıyor” diyerek bu ayrımın altını çizdi. Putin, “Sorun sadece dün yaşadığımız trajediyle ilgili değil. Sorun daha derin. Sadece biz değil, tüm dünya Türkiye’deki mevcut yönetimin birkaç yıldır kasıtlı olarak ülkeyi İslamlaştırma yolunda bir politika izlediğini görüyor” ifadesini kullandı.[9]

Türkiye’nin Suriye’deki IŞİD ve diğer radikal dinci gruplarla ilişkisinin farklı yönünü ise Rusya Başbakan’ı Dmitri Medvedev açıkladı. Medvedev, Türkiye’deki bazı yetkililerin IŞİD terör örgütüyle yaptıkları petrol ticareti sayesinde “doğrudan parasal çıkarları” olduğunu ileri sürdü.[10] Medvedev Türkiye’nin fiilen IŞİD’i koruması altına aldığını, IŞİD’in denetiminde rafine edilen petrolün arzında bazı Türk yetkililerin doğrudan parasal çıkarları olduğu yönünde ellerindeki bilgi çerçevesinde bunun şaşırtıcı olmadığını, söyledi.

Türkiye’nin uzun süredir ABD ve Batılı müttefiklerinden Suriye’nin kuzeyinde uçuşa yasak bölge ilan edilmesini istediği bilinmektedir. Bölgede Esat karşıtı grupların yerleştikleri dikkate alındığında Türkiye’nin talebinin Suriye ya da son dönemde olduğu gibi Rus hava kuvvetlerine ait uçakların ülkenin kuzeyindeki muhaliflere yönelik savaş gücünü zayıflatma amacına dönük olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Moskova, Ankara’nın bu talebinin arkasında Esat muhalifi grupların petrol sevkiyat rotası ile silah, mühimmat ve lojistik destek hattının güvenliğinin sağlanması olduğunu iddia etmektedir.

Türkiye olaydan hemen sonra Batılı müttefiklerini ve NATO’yu bilgilendirmiştir. Ancak sürpriz ABD’den gelmiştir. Amerikalı yetkililer bu olayın Rusya ve Türkiye arasında halledilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yani Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesinden dolayı başı derde girdiğinde yanında ne ABD’yi ne de NATO’yu bulacaktır….

Turizm gelirleri ve dış müteahhitlik hizmetlerinde Rusya’ya bel bağlayan Türkiye enerji ihtiyacının büyük bir kısmını da bu ülkeden karşılamaktadır. Türkiye toplam doğalgaz ithalatının yaklaşık % 55’ini kuzey komşusundan karşılamaktadır. Rusya, Akkuyu’da 20 milyar dolarlık proje bedeliyle bir nükleer santral inşa etmektedir. Türk müteahhitler Rusya’da her yıl milyarlarca dolar bedelli projelere imza atmakta, binlerce Türk işçiyi istihdam etmektedir. Ülkemizde, Türk vatandaşları ile evlenen çok sayıda Rus yaşamaktadır. Rusya’da da çok sayıda Türk çalışmakta ve yaşamaktadır. Rusya, Güvenlik Konseyi’nin veto yetkisine sahip beş ülkesinden biridir. Dünyanın en büyük ikinci savunma sanayi tedarikçisi, enerji, madenler ve doğal kaynakları açısından en zengin ülkelerinden biridir. Rusya, Silahlı Kuvvetleri, Güvenlik ve İstihbarat Teşkilatları gerek nitelik gerekse nicelik yönünden dünyanın en güçlü üç ülkesinden biridir.

Dolayısıyla Türk yetkililerin daha temkinli davranmaları ve zorunlu olmadıkça Rusya ile karşı karşıya gelmekten kaçınmaları gerekmektedir. Rusya’nın en büyük hasımı olarak görülen ABD’nin dahi Rusya ile ilişkilerinde ne kadar kontrollü davrandığına bakıp bundan ders çıkarılmalıdır. Kontrolsüz hareket tarzı Türkiye’yi bir anda Rusya ile karşı karşıya getirebilecektir. Bu durum hiçbir tarafa fayda getirmeyeceği gibi Ankara’ya yeni bir düşman daha kazandıracaktır…

../.

[1]Basın Açıklaması No:BA-97/15, Tarih:24 Kasım 2015, http://www.tsk.tr/3_basin_yayin_faaliyetleri/3_1_basin_aciklamalari/2015/ba_97.html
[2]Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan önemli açıklamalar, http://www.hurriyet.com.tr/cumhurbaskani-recep-tayyip-erdogandan-onemli-aciklamalar-40018323
[3] 2012 yılında değiştirilen angajman kuralları neleri kapsıyor, http://t24.com.tr/haber/2012-yilinda-degistirilen-angajman-kurallari-neleri-kapsiyor,303829
[4] Rusya 5 günde bin IŞİD tankerini vurdu,23 Kasım 2015, http://www.hurriyet.com.tr/rusya-5-gunde-bin-isid-tankeri-vurdu-40017797
[5] NATO’dan flaş Rusya açıklaması, 05 Ekim 2015, http://www.haberturk.com/dunya/haber/1136121-disisleri-bakanligi-rus-ucaklari-hava-sahamizi-ihlal-etti
[6] Downing of Su-24 will have serious consequences for Russia-Turkey ties”, http://sputniknews.com/world/20151124/1030658293/su24-russia-turkey.html
[7] Putin:Sırtımızdan bıçaklandık, 24 Kasım 2015, http://www.ntv.com.tr/dunya/putin-sirtimizdan-bicaklandik,fvChtoWKCUeUR1ywwGWxaQ
[8] Putin:Downing of Russian jet a’stab in the back’, http://www.cnbc.com/2015/11/24/turkey-shoots-down-russian-warplane-near-syrian-border.html
[9] Putin:”Mevcut yönetim Türkiye’yi İslamlaştırıyor”, http://www.cnnturk.com/video/dunya/putin-mevcut-yonetim-turkiyeyi-islamlastiriyor
[10] Ankara defends ISIS, Turkish officials have financial interest in oil trade with group-PM Medvedev, https://www.rt.com/news/323373-ankara-defends-isis-medvedev/

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someonePrint this page

Yazar Hakkında

Dr. Erhan Canikoğlu
MGK'nın Dış Politika'daki Rolü teziyle yüksek lisans, Rusya'nın Yakın Çevre Politikası teziyle doktora derecesi aldı. Rusya, Yunanistan ve Irak'ta dış görevlerde bulundu. İstihbarat ve İstihbarata Karşı Koyma konularında uzman ve yönetici olarak çalıştı.

İlk yorumu siz yapın "Türkiye’nin Rusya Politikası Makul ve Mantıklı Olmalı"

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.


*