Darbe Gecesi İstihbarat Komedisi

5500286194_e2e65f45c4_b
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someonePrint this page

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yabancı televizyon kanallarına verdiği mülakatta 15 Temmuz darbe girişimini eniştesinden öğrendiğini açıkladı. O gece Cumhurbaşkanı’nın yanında olan Enerji Bakanı Berat Albayrak askeri helikopterler tepelerine gelinceye kadar kimseden uyarı almadıklarını vurguladı. Başbakan Binali Yıldırım ise haberi eşinden dostundan duyduğunu belirtti. Üstüne üstlük ne Cumhurbaşkanı ne de Başbakan olup bitenler hakkında bilgi almak için aradıkları MİT Müsteşarına saatlerce ulaşamadılar.

MİT’in darbe girişimi planlarını çok daha önceden FETÖ/PDY örgütüne, TSK unsurlarına ve haberleşme kanallarına sızmak suretiyle tespit etmesi gerekirdi. MİT’in doğrudan TSK’ya yönelik istihbarat yapması mevzuata göre mümkün olmadığından ya önceden özel izin alarak ya da asker kişilerin sivil çevrelerinden kaynak temin ederek bu görevi yürütmesi gerekirdi. MİT’in darbe girişimini kurumun kendi canlı kaynaklarından ya da elektronik ve teknik istihbarat araçları vasıtasıyla değil, bir ihbar sonucu öğrendiği ortaya çıktı. “Özrü kabahatinden büyük” sözünü haklı çıkaracak şekilde, ihbarın darbe girişimi hakkında değil, Hakan Fidan’ın askeri helikopterlerle MİT karargahında yakalanarak derdest edilmek olduğu savunuldu.

MİT Müsteşarı öncelikle bağlı olduğu Başbakan Binali Yıldırım’ı bilgilendirmek yerine ihbarı açıklığa kavuşturmak için Genelkurmay Başkanlığına gittiğini söyledi. Her halükarda Fidan’ın “teyide muhtaç bir ihbar” aldıklarını vurgulayarak Başbakan’ı haberdar etmesi gerekirdi.  Zira böylesi bir kaçırma olayı normal zamanlarda yapılabilecek bir durum değildir.Altı yıldır MİT Müsteşarlığını yürüten, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı olarak 15 yıldan fazla muhabere astsubaylığı yapan ve istihbarat ile ilgili yüksek lisans tezi hazırlayan Dr. Hakan Fidan’ın ya da mesai arkadaşlarının böylesine bir kaçırma operasyonunun olağan zamanlarda gerçekleşemeyeceğini algılayamamış olmaları çok tuhaftır.

Devletin başındaki yöneticilerin ısrarla vurguladıkları gibi, MİT Müsteşarı darbenin hedefi olan ve kendisinin de doğrudan bağlı olduğu Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nı uyarmak yerine, darbe yapanların bağlı bulunduğu Genelkurmay Başkanlığı’na gitmiştir. Halbuki hükümet 17-25 Aralık operasyonlarının ardından FETÖ/PDY’nin Yargı ve Emniyet’teki uzantılarını tasfiye ederken,  sıranın TSK’ya geldiğini vurgulamaktaydı. Devletin güvenlik ve istihbarat kuruluşlarının darbenin hemen ertesi günü ellerinde binlerce isimle FETÖ/PDY mensubu avına çıktıklarından hareketle, TSK içindeki tehdidin boyutunu öngörmüş olmaları ve siyasi liderlere suikastten darbe girişimine kadar çeşitli  senaryolara karşı tedbir almaları gerekirdi.

Fidan’ın KCK soruşturması kapsamında ifade vermeye çağrıldığında Adalet Bakanlığı, HSYK ya da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile irtibata geçmek yerine doğrudan Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a ulaştığı dikkate alındığında, TSK’nın belirli unsurları tarafından anayasal düzeni ve siyasi iktidarı devirmeye yönelik bir darbe girişimini haber aldığında aynı refleksi neden göstermediğine ilişkin izahatı merak konusudur. Aslında cevabı Başbakan Binali Yıldırım vermiştir; Bu soruyu MİT Müsteşarına sorduğunu herhangi bir cevap alamadığını belirtmiştir. Başbakan’ın sorusuna cevap veremeyen bir MİT Müsteşarının o koltukta oturmasının ne kendisine ne devlete ne de millete faydası vardır.

../.

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someonePrint this page

Yazar Hakkında

Dr. Erhan Canikoğlu
MGK'nın Dış Politika'daki Rolü teziyle yüksek lisans, Rusya'nın Yakın Çevre Politikası teziyle doktora derecesi aldı. Rusya, Yunanistan ve Irak'ta dış görevlerde bulundu. İstihbarat ve İstihbarata Karşı Koyma konularında uzman ve yönetici olarak çalıştı.

İlk yorumu siz yapın "Darbe Gecesi İstihbarat Komedisi"

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.


*