Milli Güvenlik Kurulu’nun Danışma Niteliği ve MİT

221020142244106265901_2-1
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someonePrint this page

2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı kanunun 4. maddesi MİT’in görevlerini sıralamaktadır. Bu görevlerden biri de 4 (f) maddesinde ortaya konulmuştur: “Milli Güvenlik Kurulu’nda belirlenecek diğer görevleri yapmak.” [1]

2937 sayılı kanun, 12 Eylül sonrası kabul edilen yeni anayasanın ardından devletin kurum ve kuruluşlarının yeniden yapılandırılma sürecinin bir parçasıydı. Hemen hemen aynı dönemde 2945 sayılı Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği kanunu da kabul edilmişti. Devletin milli güvenlik konusundaki bakış açısına uygun şekilde milli istihbaratın yeri, görevi ve sorumluluğu tanımlanmış, kurumların birbirleriyle ilişkileri yasal olarak düzenlenmişti.

O dönem MGK kararları ülkenin genel siyasetini oluşturma ve uygulamaktan  sorumlu Bakanlar Kurulu kararlarının üzerinde kabul ediliyor, MGK kararları öncelikli olarak ele alınmak üzere hükümete gönderiliyordu. Ancak AKP’nin 2002 yılında iktidara gelmesinin ardından yapılan değişikliklerle MGK Bakanlar Kurulu’nun üzerinde bir platform olmaktan çıkarılarak danışma organı niteliğine dönüştürüldü.

2945 s.k.nın  4. maddesi (Değişik:30/7/2003-4963/24 md.) Milli Güvenlik Kurulu, 2. maddede belirtilen milli güvenlik ve Devletin milli güvenlik siyasetine ilişkin tanımlar çerçevesinde Devletin milli güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili konularda tavsiye kararı alır ve gerekli koordinasyonun sağlanması için görüş tespit eder; bu tavsiye kararlarını ve görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir ve kanunlarla verilen görevleri yerine getirir. Başbakan, Milli Güvenlik Kurulunun tavsiye kararlarının ve görüşlerinin değerlendirilmek üzere Bakanlar Kuruluna sunulması ve Bakanlar Kurulunda kabulü halinde bu tavsiye kararlarının uygulanmasının koordinasyonu ve izlenmesi için bir Başbakan yardımcısını görevlendirebilir.”[2]  şeklinde düzenlendi.

Böylece AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte hem MGK kararları hükümete “tavsiye” niteliğine dönüştürülmüş hem de kararların uygulamaya geçirilmesi için “Bakanlar kurulunda kabulü” koşulu getirilmiştir. Geçmişte MGK kararları Bakanlar kurulunda öncelikli olarak görüşülüp gereği yapılmaktaydı. MGK kararlarının uygulamaya geçirilmesini ise MGK Genel Sekreterliği takip etmekteydi.

MİT’in Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ile görev ve sorumluluk yönünden ilişkisi birkaç şekilde olmaktadır. Öncelikle MİT milli güvenlik istihbaratını devlet çapında oluşturarak bu istihbaratı aynı zamanda MGK üyesi olan Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı’na ulaştırmak zorundadır. Bu nitelikteki istihbaratı MGK Genel Sekreterine ve gerekli kuruluşlara ulaştırması da gerekmektedir.[3]

MİT’in, devletin milli güvenlik siyasetiyle ilgili planların hazırlanması ve yürütülmesinde; Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ile ilgili bakanlıkların istihbarat istek ve ihtiyaçlarını karşılama görevi de bulunmaktadır.[4] MİT bu konudaki sorumluluğu MGK’nın asli üyeleri olan üç makamın ve kurulun sekreterinin istihbarat ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Ancak bu istihbarat ihtiyaçları münhasıran devletin milli güvenlik siyasetiyle ilgili planların hazırlanıp yürütülmesiyle sınırlı olabilecektir. Yani devletin en üst makamlarının ya da hükümet yetkililerinin özel amaçlarla, siyasi fayda sağlama adına MİT’ten herhangi bir istekte bulunmaları yasal değildir.

MİT’in MGK ile ilgili diğer görevleri; kamu kurum ve kuruluşlarının istihbarat faaliyetlerinin yönlendirilmesi için Milli Güvenlik Kurulu ve Başbakana teklifte bulunmak[5] ve Milli Güvenlik Kurulunda belirlenecek diğer görevleri yapmaktır.[6]

Bir bütün olarak bakıldığında 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu, MİT’in MGK üyeleri ve MGK Genel Sekreterine karşı sorumluluğunu (a)devlet çapında milli güvenlik istihbaratını ulaştırmak, (b)devletin milli güvenlik siyasetiyle ilgili planların hazırlanıp yürütülmesinde istihbarat istek ve ihtiyaçlarını karşılamak, (c)kurum ve kuruluşların istihbarat faaliyetlerinin yürütülmesinde MGK ve Başbakana tekliflerde bulunmak, (f)Milli Güvenlik Kurulunda belirlenecek diğer görevleri yapmak, alanlarıyla sınırlandırmıştır.

Türkiye’de son yıllarda devlet yönetiminin giderek sivilleştirilmesi çabalarının bir parçası olarak Cumhurbaşkanı’nın ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kurumsal olarak ya da başta Milli Güvenlik Kurulu olmak üzere çeşitli platformlarda, “güvenlik” kavramının genişleyen kapsamı sebebiyle, siyasete ve özellikle hükümetin anayasal yetkilerine karışması muhtelif yasal değişikliklerle ortadan kaldırılmıştır. Nitekim iktidar partisi, Cumhurbaşkanı’nın ve sivil-askeri bürokrasinin siyasi süreçlere müdahale imkanını asgari düzeye indirirken bunu AB aday üyelik sürecinin gereği, demokratikleşme ve vesayetin kaldırılması hedeflerinin doğal sonucu olarak sunmuştur.

Buradan hareketle MİT’in “MGK’da belirlenecek diğer görevleri yapma” maddesi sakıncalı görülmektedir. Bu düşünce MGK’nın kurumsal olarak icrai yetkisi olmayan bir danışma organına dönüştürülmesi ve kararlarının uygulamaya geçirilebilmesi için Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilme zorunluluğundan kaynaklanmaktadır. MGK’nın MİT’e milli güvenlik istihbaratı ve milli güvenlik siyasetine ilişkin haber toplanması dışında bir talimat veremeyeceği anlaşılmaktadır. MGK, ya kurulun asli üyesi olan Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı aracılığıyla kanun, yönetmelik ve protokollere göre MİT’ten istekte bulunacak ya da operasyonel istekler Bakanlar Kurulu kararına dönüştükten sonra yerine getirilecektir.

Nitekim bu hususa duyulan ihtiyaç 2937 s.k.nın  4 (h) maddesinde (Değişik:17/4/2014-6532/1 md.) düzenlenmiştir. “Dış güvenlik, terörle mücadele ve milli güvenliğe ilişkin konularda Bakanlar Kurulunca verilen görevleri yerine getirmek.”[7] Dolayısıyla 2937 s.k.da MİT’e “MGK’da belirlenecek diğer görevlerin verilebileceği” yazılı olsa da bu görevlerin istihbari isteklerle sınırlı kalması gerektiği, danışma niteliğindeki bir platformdan MİT’e operasyonel faaliyet talimatı verilemeyeceği, bunun için Bakanlar Kurulu’nun kararına gereksinim duyulacağı değerlendirilmektedir.

Öte yandan Bakanlar Kurulu’nun dış güvenlik, terörle mücadele ve milli güvenliğe ilişkin vereceği görevler de varsa TBMM’den alınan yetkiler çerçevesinde, uluslararası hukuka, devletlerarası anlaşmalara ve iyi komşuluk ilişkilerine uygun olmalıdır.

Türkiye’de savunma, güvenlik ve istihbarat alanında reformların yapılmasının öngörüldüğü bu dönemde yasal, yapısal ve görev kapsamında düzenlemeler yapılırken artık ihtiyaç duyulmayan platformların, kurum ve kuruluşların kaldırılması, diğerlerinin birbirleriyle arasındaki ilişkilerin ve eşgüdüm konuların yasal çerçeveye oturtulması gerekmektedir.

../.

 

[1] Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu, Madde 4(f), https://www.mit.gov.tr/2937.pdf

[2] Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanunu, https://kms.kaysis.gov.tr/Home/Goster/27438?AspxAutoDetectCookieSupport=1

[3] Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu, Madde 4 (a) https://www.mit.gov.tr/2937.pdf

[4] Ibid, Madde 4 (b) https://www.mit.gov.tr/2937.pdf

[5] Ibid, Madde 4 (c) https://www.mit.gov.tr/2937.pdf

[6] Ibid, Madde 4 (f) https://www.mit.gov.tr/2937.pdf

[7] Ibid, Madde 4 (h) https://www.mit.gov.tr/2937.pdf

 

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someonePrint this page

Yazar Hakkında

Dr. Erhan Canikoğlu
MGK'nın Dış Politika'daki Rolü teziyle yüksek lisans, Rusya'nın Yakın Çevre Politikası teziyle doktora derecesi aldı. Rusya, Yunanistan ve Irak'ta dış görevlerde bulundu. İstihbarat ve İstihbarata Karşı Koyma konularında uzman ve yönetici olarak çalıştı.

İlk yorumu siz yapın "Milli Güvenlik Kurulu’nun Danışma Niteliği ve MİT"

Yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.


*